dün akşam işten gelince havanın kararmasına ve yorgunluğuma aldırış etmeden bisikletimi çıkardım dışarı ve 2km dolaştım. yerlerin ıslak oluşu ve karanlık beni tedirgin edince geri döndüm. ve akşamki bisikleti sürmüyorum da hava'da uçuyorum hazzı beni bu sabah kuşadası'na kadar kasmaya zorladı. hedef kuşadası çıktım yola. 7. kilometrede suyum bitti mataranın ufaklığını göz önüne almadan diktim kafaya. inanılmaz sıcakta dudaklarım çatlayacaktı susuzluktan neredeyse. at çiftliğini geçtikten sonra bir ağacın altında 15 dakika dinlendim. sonra tekrar koyuldum yola orman kampını geçince yokuşta bayıldım resmen. ve busefer gölgeye değil bir kayaya yattım. yokuşu zor bela çıktıktan sonra inanılmaz bir eğim başlıyor. 55 kilometreye çıkınca korkup frene bastım. kuşadası'nın girişine kadar çok rahat vardıktan sonra ilk benzinciye su diye saldırdım. ve yolun geri kalan 3km'lik kısmını bisiklet elimde yürüyerek çıktım (: toplam'da 20km'lik yolu 1 saat 56 dakika'da bitirdim ve ofise vardım. bukadar ham vucutla bukadar zorlamak yeter diyerek bisikleti ofiste bıraktım ve minibüsle döndüm (: sabah yataktan kalktığımda çok canımın yanacağına eminim ama değdi dorusu...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder